Susacaksan Düşünme..
Yerleşirdi tüm tohumlar tek tek toprağa

En uzakta durana aşık oğlan yanaklarını avuçlarının arasına alıp kara kara düşünürdü.

İlkbahar terk ederken kasabayı giderdi sevilen

Hiç Benimle olmadı ki derdi oğlan Bana bakıp gülmedi ki..

Kayıp giden yıldız gibi kaybolandı O dokunmak için her şeyden vazgeçilebilecek olandı.

Zahmetini çekebilirdi oğlan sabır edebilirdi bekleyebilirdi bir gelseydi sadece.

Hem belki O da çok severdi..

Neden böyle oluyordu ki.

İlla saçma sapan konuşabilmek mi gerekiyordu tanışabilmek için.

Bakışlardan anlaşılmıyor muydu içteki sevginin temizliği...

Karşı karşıya gelindiğinde al al olan suratı anlatmıyor muydu gerçeği.

Diğerleri gibi iki günlük macera aramadığı belli değil miydi...

Seviyordu ve bir şans istiyordu..

O’nun için biriktirdiği cümlelerini söyleyebilmek tek istediği buydu..

Ama ne oğlan gidip konuşabildi kızın yanına ne de kız geldi oğlanın yanına.

Günler geçti mevsimler değişti.

Yine geldi kız kasabaya

Sokakta karşılaştıklarında her defasında olan yine oldu elleri titredi yanakları kızardı kalbi duracak sandı oğlan.

Ama bu defa yalnız değildi kız yanında biri vardı ve elini tutuyordu...

Koşarak eve gitti oğlan odasına kapandı.

Konuşmadı kimseyle hiçbir şey yemedi..

Ertesi gün elinde bir defterle çıktı evden..

Kızla karşılaştığı sokağa doğru yürüdü..

Tek tek koparmaya başladı elindeki defterin sayfalarını adım attıkça bir sayfa fırlattı yere.

Beyaz kağıtlarla doldu sokak.

Son sayfayı da koparıp havaya fırlattı elindeki defteri..

Yerdeki kağıtlara bakıp gözleri doldu oğlanın.

Kafasını kaldırdığında kız karşısında duruyordu.

Sadece bakabildi Ben dedi kaldı..

Kız yere uzandı toplamaya başladı toza bulanmış sayfaları.

Son sayfayı da alıp oğlanın yanına geldi.

Sevmek dedi kız söylenmemiş cümleleri biriktirerek büyümez

Cesaretli olmalı ki seven sevilebilsin.

Beni sevdiğini artık biliyorum ama artık çok geç..

Sonbaharda evlendim kimle biliyor musun?

Bana merhaba diyebilenle.

Bu kadar sayfanın başına bir merhaba koyabilseydin keşke dedi ve sayfalarla birlikte kayboldu kız..

Oğlan saatlerce kaldı aynı yerde ağladı hiç durmadan..

Her şeyin sonu geldi diye düşündü..

Bitmişti burada yaşam

Bundan sonrasının hiçbir kıymeti kalmamıştı.

Gereksiz bir şeye dönüşmüştü hayat.

Onsuzluğu düşündükçe nefesi kesiliyordu.

Kaybolmak istedi hiç doğmamış olmayı diledi.

Hava kararmaya yakın zorda olsa kalktı oturduğu yerden mecburen gitti yine evine.

Ölmeyi istedi ama ölemedi.

Biliyordu ki bu acıyla yaşamak zorundaydı.

Kendine söylediği tüm o cesur lafların altında yaşam mecburiyetine teslim olup ezilecekti.

Çünkü ölünemeyen yerde can çekişmek kaderdi..

Öyle olacaktı ölmeyecekti bir ömür can çekişerek yaşayacaktı.

Ta ki merhaba demeyi öğrenene dek..